Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Yaşam etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Çocuğum erken ergenliğe mi giriyor?

Günümüzde çocukların gelişim süreci ile ilgili olarak anne babaları en çok endişelendiren konulardan biri de erken ergenliktir. "Çocuğum erken ergenliğe mi giriyor?", "Tedavi olmalı mı?" gibi sorular ebeveynlerin kafalarını kurcalar.  Liv Hospital Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Cengiz Kara erken ergenliğin ne zaman tedavi edilmesi gerektiğini ve tedavi yöntemlerini anlattı. Zamanında tedavi edilmezse boy kısa kalabilir Aileler özellikle kız çocuklarında erken meme gelişimi ile kaygılara neden olur. Kaygının iki kaynağı erken adet kanaması olasılığı ve kanama ile beraber büyümenin duracağı düşüncesidir. Çocuğun yaşıtlarından önce adet görmesinin getirebileceği stres, sıkıntı da bu kaygıyı besler. Doğrusu, çok küçük yaşlarda başlayan gerçek erken ergenlik bu risklerin tamamını taşır. Zamanında teşhis ve tedavi edilmezse, erken ergenlik büyüme plaklarının erken kapanmasına ve erişkinlik boyunun kısa kalmasına neden olur. Ancak ergenlik belirtilerinin erken başlam...

Erken boşalma sorununun çözümü var!

Erkeklerin cinsel hayatlarındaki en büyük kâbuslardan biri de bu. Erkeklerin cinsel hayatlarındaki en büyük kabuslarından biri hiç kuşkusuz ki erken boşalmadır. Hemen her erkek hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşayabilir. Boşalma kontrol edilebilen bir reflekstir ve erken boşalmanın %100 tedavisi vardır.  Erkeklerin cinsel hayatlarındaki en büyük kabuslarından biri hiç kuşkusuz ki erken boşalmadır. Hemen her erkek hayatının bir döneminde erken boşalma sorunu yaşayabilir. Boşalma kontrol edilebilen bir reflekstir ve erken boşalmanın da tedavisi vardır. Peki erkekler neden erken boşalır? Erken boşalma genetik midir, yoksa öğrenilmiş bir refleks midir? Erken boşalmada psikolojinin rolü nedir? Cinsellik, aile ve evlilik konularında halkımızı bilgilendirmeyi ve farkındalığı arttırmayı camaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), erkeklerin korkulu rüyası erken boşalma hakkında çok çarpıcı bir basın açıklaması daha yaptı. Erken boşalma yerine denetimsiz boşalma ifades...

Gençler telefonunu elinden bırakamıyor

Hitay Holding firmalarından, Türkiye'nin en büyük izinli veri tabanına sahip online araştırma şirketi DORinsight tarafından gerçekleştirilen "Gençlik Araştırması", gençlerin günlük rutinlerine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koyuyor. DORinsight tarafından ABC1C2DE sosyo-ekonomik segmente mensup gençler arasında yapılan araştırmaya göre, gençlerin 23'ü "Telefonumu asla elimden bırakamam" diyor. Cep telefonu vb. internete bağlı cihazlarınızdan ne kadar süreyle vazgeçebilirsiniz sorusuna, ankete katılan gençlerin yüzde 40'ı "En fazla 3-4 saat ayrı kalabilirim" derken, yüzde 18'i ise en fazla bir gün bakmadan durabilirim yanıtını verdi. Sosyal medyadaki paylaşımlarıyla ilgili olarak, "Sosyal medya paylaşımlarınızın beğenilmesi sizin için ne kadar önemli" sorusuna ise gençlerin yüzde 46'sı "Kesinlikle çok önemli, beğenilmek hoşuma gidiyor" derken, yüzde 54'ü ise "Kimse beğensin diye paylaşım yapmıyorum...

Ayakkabıda asıl çılgın erkekler

Türkiye ayakkabı alışverişi denilince hemen kadınlar akla gelir. Bazı ünlü kadınların ayakkabı çılgınlığı sık sık haberlere konu olur. Oysaki bu durum tam bir şehir efsanesi.  Türkiye'nin ilk fast fashion ayakkabı markası Mecrea'nın sektör verilerinden hazırladığı çalışma göre, erkekler kadınlardan daha çok ayakkabı satın alıyor. Türkiye'de geçen yıl 70 milyon çift kadın ayakkabısı satılırken, erkeklerde bu rakam 82 milyon oldu. Çocuk ayakkabı sayısı ise 60 milyona yaklaşırken, toplam ayakkabı piyasanın büyüklüğü 12 milyar TL'ye ulaştı. Türkiye'nin ilk fast fashion ayakkabı markası Mecrea, sektörün nabzını tutuyor. Mecrea'nın sektör verilerinden yola çıkarak hazırladığı çalışma çarpıcı veriler içeriyor. Mecrea'nın çalışmasına göre, Türkiye ayakkabı sektörü her yıl ortalama yüzde 10 büyüme gösteriyor. 2016 yılında yaklaşık 2010 milyon çift ayakkabı satışı gerçekleşirken, piyasanın büyüklüğü de 12 milyar TL'ye ulaştı. Pazarın yüzde 86'sı markasız ürünl...

Hastalanmamak için pratik 9 yöntem

Havaların soğumasıyla birlikte özellikle nezle, grip, bademcik iltihabı ve sinüzit gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarının görülme sıklığı artıyor. Bunun sebebi ise sonbahar ve kış aylarında kapalı mekanlarda daha sık bulunmamız nedeniyle havada asılı kalan virüs ile bakterilerin solunum yoluyla bulaşmaları. Sonuç; hapşırık, öksürük, burun akıntısı, baş ağrısı, boğaz yanması, yorgunluk, ateş…  Uzmanlar her fırsatta yaşam alışkanlıklarımızda alacağımız önlemlerle bizi yorgan döşek yatıran bu hastalıklardan büyük oranda korunabileceğimize dikkat çekiyorlar. Üst solunum yolu enfeksiyonundan korunmada en önemli kural ise: el hijyenine önem vermek. Hiç kuşkusuz dikkat etmemiz gereken daha pek çok nokta var. Peki, diğer önlemler neler? Acıbadem Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ayşe Sesin Kocagöz, üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı savaş açmanın yollarını anlattı, önemli önerilerde bulundu...